bird – English–Türkçe translations
🇬🇧 en tr 🇹🇷
bird noun
/ˈbeːd/
,
/ˈbøːd/
,
/ˈbø˞ːd/
,
/ˈbɐːd/
,
/ˈbɔːd/
,
/ˈbɘːd/
,
/ˈbɚ̞d/
,
/ˈbɛːd/
,
/ˈbɜɪ̯d/
,
/ˈbɜːd/
,
/ˈbɝd/
,
/ˈbɪɹd/
,
/ˈbʊːɹd/
,
/;/
,
[ˈbeːd]
,
[ˈbøːd]
,
[ˈbø˞ːd]
,
[ˈbɐ̝ːd]
,
[ˈbɔːd]
,
[ˈbɘːd]
,
[ˈbɚ̞d]
,
[ˈbɛːd]
,
[ˈbɜɪ̯d]
,
[ˈbɜːd]
,
[ˈbɜ̝ːd]
,
[ˈbɝˑd]
,
[ˈbɪɹd]
,
[ˈbʊ̈ːɹd]
|
|
|---|---|
|
kuş |
- secretary bird
- sekreter kuşu, yılan akbabası
- bird's-eye view
- kuş bakışı
- bird of prey
- avcı kuş, alıcı kuş, gündüz yırtıcı kuş, tavşancıl
- migratory bird
- göçmen kuş
- bower bird
- bahçıvan
- bird's nest
- kuş yuvası
- bird cherry
- kuş kirazı, ılgıncar
- a bird in the hand is worth two in the bush
- bir eldeki kuş çalıdakinin iki misli değerdir
- the early bird gets the worm
- erken kalkan yol alır, erken kalktım işime, şeker kattım aşıma