has – English–Türkçe translations
🇬🇧 en tr 🇹🇷
ha interjection
/hɑː/
,
[ha(ː)]
|
|
|---|---|
|
he |
- my car has broken down
- arabam bozuldu
- a lie has no legs
- yalancının mumu yatsıya kadar yanar
- every dog has its day
- bize de şans güler bir gün elbet
- close the stable door after the horse has bolted
- at çalındıktan sonra ahırın kapısını kapamak
- every cloud has a silver lining
- her işte bir hayır vardır
- rumour has it
- demek