🇬🇧 en tr 🇹🇷
place noun
/pleɪs/
,
[pleːs]
,
[pl̥eɪs]
|
|
|---|---|
|
yer, mekan |
|
meydan |
- take place
- gerçekleşmek, meydana gelmek
- place of worship
- ibadethane, mabet, tapınak
- between a rock and a hard place
- iki arada bir derede
- place mat
- Amerikan servis, tabak altlığı
- put someone in their place
- haddini bildirmek
- all over the place
- her tarafta, her yerde
- there's no place like home
- insanın evi gibisi yok
- the darkest place is under the candlestick
- en karanlık yer şamdanın altıdır
- place value
- basamak değeri